Sevgiyle geldim buraya, dayanılmaz duygulara dayanarak geldim. belki en güç olanı da bu. Dayanmak! Bunu başarırısak Nirvana'ya ulaşırız sanırım.Bazı insanlarda öyle bir sabır varki, o sabırdan bende de olmasını çok isterdim doğrusu. Ben sabrı sabırsızlılla öğreniyorum. İstek var, heves var ama sabır az, bakın yok demiyorum, az diyorum.
Hayatta başarıya bizi ne götürüyor biliyor musunuz? Bilgili olmak, bir konu üzerinde ısrarcı olmak, yılmamak ve sabır etmesini bilmek! Eğer bunlar sizde varsa siz fevkalede bir insansınız! Süpersiniz!
Ben de sabır hariç diğerleri var o nedenle süper değilim, fevkalede değilim ama en azından neyim var neyim yok biliyorum ve farkındayım kendimin. Ne olup olmadığımın. Kararsızlık çekerken birden karar verebilirm ve asla bundan vazgeçmem. Hatalı olsa, zararlı olsa bile karar verdiğimden dolayı memnunluk duyarım. Bir nevi kendini beğenme yani.
Körü körüne kendimi beğensem ne olacak ki! Müthiş bir ticari zekam var, ticaret hayatına atılabildim mi? Hayır!
Müthiş bir idareci yeteneğim var, bir yerde idareci statüsü aldım mı, hayır, hep kaçtım bilakis, uğraşamam ben diyerek.
Çok iyi organizatörlük yaparım, en ince detaya kadar planlarım, bir yerde bu tür bir görev istedim mi? Hayır!
O zaman kendimi beğenmiyorum bundan sonra.Bu kadar iyi ve geçerli özellikleri gömmüşüm, sonra da ben şöyleyim, böyleyim, geç bunları canım , geç. Sen hiç bir şey değilsin artık. Bir şeyler olmayı istiyorsan yazmayı öğren, yaz, bundan sonra da bununla öğünürsün hiç olmazsa boş vakitlerinde!
İşte iğneyi kendime batırdım ve özeleştirimi yaptım. Askeri Hastahanede görev yaptığım dönemde en kıdemli hemşire olmam nedeni ile Başhemşire olacağımı söylediklerinde itiraz etmiştim! Sırf yapamayacağımdan değil, benim buaraya yeni gelmem, Sağlık Bakanlığından geçmem nedeni ile diğerlerinin problem çıkaracağını düşünmemden dolayı istememiştim. Ama sonra kabul ettim ve Hastane idaresi Başhemşire nasıl olmalı ve oluyormuş gördüler. Askerlerin yattığı yatakların mitillerine varıncaya kadar kontrol edip, yatak kılıflarını, kirli yatakları yıkattırıp, Hastanennin terzisini Bölük Astsubayı ile görüşerek bakım ve onarım işlerinde çabuklaştırdığımı, çocukların üzerinde düğmeleri eksik, yırtılmış, sökülmüş pijama takımlarının artık bakım ve onarımdan geçerek en iyi şekilde kullanıma hazır hale getirdiğimi hiç mütevazılık göstermeden söylemeliyim. Başhekim o zaman Binbaşı idi, Erdem Bey!
Kendisi bir gün:
-Size bir şey itiraf edeceğim, dedi. Hiç bu kadar rahat ettiğimi hatırlamıyorum,sizin sayenizde ne kadar rahat ettim yahu. Diğer Başhemşireler beni meğer ne kadar yoruyorlarmış. Siz bana hiç sorun getirmediniz, kendiniz hallettiniz. Teşekkür ederim gerçekten, diye konuşması beni çok mutlu etmişti.kendisi ile daha sonra Gümüşsuyu Askeri Hastanesinde karşılaştım. Burada Başhekim olarak bulunuyordu. Ben de erkek kardeşimi sağlık raporu için buraya getirdiğimde Erdem Beyin adını görünce yanına gidip merhabalaşmıştım. Gümüşsuyu Askeri Hastanesinin çok güzel bir iç bahçesi vardır. Öğlen arası askeri personel burada oturur, sohbet edeerler.
Ben askeri hastanede çalışmayı bir sebepten ötürü sevemedim:
Sık sık mesaiye kalıyorduk. Tugay Komutanı geldi, mesaiye kal,Ordu Komutanı geldi, mesaiye kal, gözüm korktu, tekrar Sağlık Bakanlığına geçtim. Ama daha sonra başka askeri hastanelerde bu tür bir uygulama yapılmadığını öğrendim. Bu şarka ve benim çalıştığım bu hastaneye hasmış demekki. Bir de Başhekim'e.
Ankara yenimahalle Şentepe Ana Çocuk Sağlığında çalıştığım zaman da sorumlu hemşire izine giderken beni vekaleten görevlendirdiler. Şimdi buradaki doktorlardan hiç birisinin adı aklımda kalmış değil ne yazık ki. Yazamıyorum o yüzden. Nihal abla gelinceye kadar ben o kadar çok değişiklik yapmıştım ki Nihal Abla geldiğinde şok geöçirmişti.
-Nasıl yaptın Emineciğim sen bunları, hiç bir şey demedi mi kızlar diye sormuştu.
-Derler zannetmiştim ama demediler. Sanırım düzenlemedeki düzeni beğendiler. Haksızlık olmadığını görünce itiraz etmediler. Bir ay içinde ben yepyeni bir sistem oturtmuştum Ana Çocuk sağlığında.Ayrıca 3 yıldır yapılmayan okul aşılarının da yapılması bana denk gelmişti. 5500 öğrencinin aşı planlaması, personel ve aşı alımı, planlaması tarafımdan kusursuz bir şekilde yapılmıştır. Bu aşılara verem aşısı testini de eklemeliyiz, testi yapıp, sonra da değerlendirmeye gidiliyor. Yani bir okula iki defa ekip çıkartıyoruz. Kapatıyorum konuyu, çok uzun bir yazı olacak, yazacak çok şey var. Ama ben bende olanların birazını insanlara ve çalışma hayatıma yansıttım. Yansıtacağım daha çok şeylerim var. Bundan eminim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder