16 Mayıs 2010 Pazar

Öylece, Sesizce Gitmek mi İstemiştin Sevincim?

Öylece çıkıp gitmek, kendini sesizliğe gömebilmeyi ben de çok isterdim. Ama bunu yapacak kadar güçlü bir kalbim, inad bir yapım yok maalesef. Maalesef diyorum çünkü böyle olmak istemiyorum ben.Mutluluklar aniden geldiği gibi aniden de çekip gidiveriyorlar hayatınızdan, ardında kırık ve üzgün bir kalp bırakarak.Bazen acılar iyi geliyor insana, sizi pişirip olgunlaştırıyorlar ya da beni öyle yapıyor, sizi bilmem, siz bilirsiniz kendinizi.
Evet telefonları kapatmayı, internette kendini gizlemeyi yapardım yapmasına ama bunları yapacak kimsem yok ki benim. Yok, hiç hemde.Olduğunu sanıyordum, meğersem aldatılmışım, şimdi öğrendim bunu. Ne güzel, hiç değilse halen öğrenmeye devam ediyorum, bu da geliştiğimin bir göstergesi. Senden sonraki kişi daha donanımlı birisi görecek karşısında demek ki. Bu iyi bir şey mi yoksa kötü bir şey mi? Bilmem ki hangisidir. Tek bildiğim şey üzüldüğüm ve kırıldığımdır.
Evet, "düşünüyorum o halde varım" sözünü "acı çekiyorum, o halde varım" olarak değiştiriyorum.
Mutluluk neydi, gerçekte ne sahiden mutluluk? Kendini bir nevi avutma, kandırma mutluluk, yani mutlu olmaya karar verirsin ve öyle olduğunu beynine empoze edersin, o da buna inanır. Aslında mutluluk diye sandığımız şey sanal alemden başka bir şey değildir. Sanal alemdeki arkadaşlıklar gibidir. Arkadaşın olduğunu sanırsın ama ihtiyaç halinde hiç kimseyi bulamazsın yanında o alemden. Mutlu olduğunu sanırsın ama üzüntülü anında mutluluğun zerresi bile okunmaz yanında.Öylece, sessizce, sana elveda bile demeden, bir açıklama yapmadan gitmiştir mutluluğun ellerinin arasından. Sen kala kalırsın ardından, yeni bir acıya daha dayanamayacak kadar hassaslaşmışsındır, üzülmüşsündür ama hayatına hiç bir şey olmamış gibi kaldığın yerden devam etme kararı alırsın ve bu seni biraz rahatlatır.
19 Nisan tarihinde yazdığım bu yazıyı şimdi tekrar yayınlıyorum.Yazıma ilave etmeye devam edeyim bu gün 19 Haziran Evlilik Yıldönümümüz. Ve aynı zamanda dargınlık günümüz de . Her zaman bu kural işler ve bu gün de işledi yine. Ne tuhaf, tarih tekerrür etti yine!

Hiç yorum yok: