20 Mayıs 2010 Perşembe

İyot Kokusu Memleket Havası İstiyorum

            Yeni bir sayfa açmak mı? Hayır, yaşayan kişi bensem yeni bir sayfa olmaz ama yeni bir başlangıç da olmaz hiç.Devam eder yaşamım mahpushanemde.  Kurtulmak için ne yapmalı bilmem hiç. Neleri yapamadığımı listeleyeceğim bir gün ve buradan neler yapmam gerektiğine ulaşmış olcağım. Bunun için şimdi güç biriktiriyorum. Pazularımı, karın ve bacak kaslarımı güçlendirdikten sonra sıra gelecek beynime. İşte onu nasıl güçlendireceğim, bilmiyorum. Bazı sözlere göre ceviz, badem iyi geliyormuş. Benim bu kış yediğim cevizler on onbeş kiloyu buldu. Değişen bir şey olmadı bende. Güçlenme filan yok yani.
             Ah! Acaba bir memleket havası koklasam, İstanbul veya Samsun'un iyotlu yosun kokan havasını solusam bir faydası olur mu? Olur elbet, bilirim önceki yaşadıklarımdan. Eminönü'nün kalabalığına karışsam yine, Mahmutpaşa'nın insan seline katılsam, Sultanahmet'te turistlerle gezinsem, tramvaya itiş tepiş binsem, Karaköy'de balık ekmek yesem, seyyar satıcılara baksam, Sarayburnu Gazinosu'nda oturup boğazı seyretsem sonra buradan Gülhane Parkı'na girip yürüsem ve Sultanahmet'te kendimi bulsam. İyi olur benim beynim, mutlu olur bilirim. Biraz da para harcasam. Ohh! değmeyin keyfime o zaman. Para harcamak kadar bana iyi gelen bir şey olamaz. Meral, Türkiş ve Süreyya bilirler. Canım sıkıldığında Beylikdüzü Alışveriş Merkezi'nde veya Eminönü'nde alırdım soluğu ve bir kaç kuruş harcayınca da kendimi daha iyi hissederdim. aldıklarım zihnimin bulanıklığının dağılmasına neden olur ve ben kendimi daha iyi hissederdim.

Hiç yorum yok: