7 Nisan 2006 Cuma

Karadeniz ve Yaylaları

 Karadeniz kıyı boyunca yumuşak bir iklime sahipken iç kısımlara gidildikçe karasal iklim özelliklerini taşır. Yüksek dağları, kimi yerde çok güzel ovaları, şakacı, güleryüzlü, yardımsever, her halde havasından olacak çabucak sinirlenen insanları vardır. Bir yere gittiğiniz zaman hiç yabancılık çekmeden birisi evinde gibi çevresindekilerle konuşuyor ve hatta şaka bile yapıyorsa çoğu zaman bunlar Karadenizlidir.

Halen yaylalardan bahsetmediğimi biliyorum. Samsun"un Bafra ve Çarşamba ovalarından Kızılırmak deltasından bahsedip bir hatırlatma yapmak istedim. Samsun"da önce Bafra Ovası verir sebzeyi, pahalı olur bu mevsimde sebze. Satıcısı da alıcısı da Çarşamba Ovasının mahsül vermesini beklemektedir.Ve nihayet beklenen olur, Çarşamba Ovası doldurur tezgahları. Bolluk beraberinde ucuzluğu da getirir. Çok güzel kış kabakları, beyaz lahanası vardır Samsun"un.Bahçeli evlerinde kara üzümler olur, ev sahibi üzümü toplar, komşularına dağıtırdı benim çocukluğumda. Şimdi bu evler kaldı mı, yoksa yerlerine birer apartman mı dikildi bilemiyorum. Samsun fuarı, Atatürk Anıtı. Atatürk Müzesi, Eski Camii"si aklımda kalan küçük birer anı.Annem elimden tutup Atatürk"ün Samsun"da kaldığı evi görmeye götürmüştü beni.Ağustos ayında Samsun Fuarı açıldığında mahalleli muhakkak fuarı gezmeye giderdi. Kapanmadan bütün mahalleli gidip görürdü. Çok çeşitli eğlence imkanı sunan fuarda herkes kesesine göre kendine uyan bir eğlence bulurdu. Çocukların eğlence anlayış da tabii ki luna park, balon vs.

Sevgili ziyaretçiler ben size adını çok çok duyduğunuz ama belkide hiç görmediğiniz Karadeniz yaylalarından biraz bahsedeceğim. Okullar tatil olduğu zaman Gümüşhaneli aileler  arabaya atladığı gibi soluğu memleketlerinde alırlar. Köyde üç beş gün hasret giderildikten sonra ana baba ocağı yayla evlerine gidilirdi.
Yayla evleri taşlardan yapılmış iki katlı küçük evlerdir. Alt katlarında sığırları barınır. Üstte ise kendileri. Oda bulunmaz yayla evlerinde. Ocak ve ocağın etrafında  dört beş adet sekmen denilen küçük tabureden daha alçak tahtadan yapılmış oturaklar bulunur. Burası evin hem mutfağı hem oturma odası vazifesini görürü.
Yatak odası olarak bu büyük tek göz yerin duvar dibine yataklar serileri ve burası kullanılır. Banyo vs. bir leğen içinde burada yapılır. Tuvaletler dışarıya yapılmıştır.
Çok yüksek dağların üzerinde kurulduğu için yaylalarda sis çok olur. Bu sisle beraber yumuşak olan bu dağ toprağında hemen mantarlar biter ve çocuklar mntar toplamaya çıkarlar. Bulunan mantarların göbeğine biraz tuz konup ocaktaki közde pişir5ilir ve afiyetle yenir.
Genç kız ve genş erkekler koyun ve sığır sürülerini sabahleyin otlatmak için obanın ilerisine sürmeye gittiklerinde burada birbirlerini beğenir ve aşık olurlar. Aniden gelen sisin içinde görünmez olduklarında ilk öpüşlerini yaparlardı. Benim çocukluğumun yayla hatıraları bunlardan ibaret değil ama bu kadarını yazıyorum şimdilik. 











Hiç yorum yok: