24 Mayıs 2006 Çarşamba

Tatil Zamanı Gelirken

Çalışanlar için yaz demek tatil demektir değil mi? Pek çoğumuz şimdiden nereye gideceğini planladı bile. Planlamamış olanlar da yakında bu işi halledeceklerdir. Ülkemiz tarihi ve doğal güzellikleri ile her zevke ve keseye uygun tatil yerlerini bünyesinde toplamıştır. Bundan 5-10 yıl öncesine kadar bu yerleri daha çok yabancı turistler ziyaret ederdi. Ancak gelişen Türkiye, zenginleşen Türk halkı da bu yerlere gitmek için taleplerini arttırınca yerli turistler için ilk kez bu sezonda indirimli ve avantajlı rezervasyonlar başladı. Bu çok güzel. Bizim insanımızın da senede 5-10 gün iyi bir dinlenmeye, kendini yenilemeye ihtiyacı var. Güzel bir tatil geçiren kişi daha mutlu, dinamik ve daha üretken olmaz mı?

Hepinize iyi tatiller şimdiden..

18 Mayıs 2006 Perşembe

Bayramlarımızın Sıralanışı / 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı

Merhabalar, yine güncel bir konu hakkında nacizane fikirlerimi yazacağım. Çok büyük bir tesadüf mü yoksa Atatürk"ün ince dehasının bir sonucu mu nedir milli bayramlarımızın sıralanışına bakınca şunu görüyoruz:




23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı --Çocuklara

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı---Gençlere

30 Ağustos Zafer Bayramı----Askerlere

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı---Büyüklere atfedilmiştir.

Bu sıralamadaki güzellik beni büyüledi. Bu güne kadar bu şekilde hiç düşünmemiştim. Bunu sizlerle paylaşmak istedim.



Gençlerimizin ve bizlerin bayramı kutlu olsun! Daha nice bayramlarımız olsun!

17 Mayıs 2006 Çarşamba

Kızımdan Bize Bir Teşekkür

14 Mayıs 2006 pazar günü Selin babasına ve bana sarılmak istedi. İkimizi bir araya çağırıp bizi sıkıca sararak şunları söyledi:

-Benim ailem olduğunuz için size çok teşekkür ederim.
 Babası sonradan bana söylediğine göre bu sözlere ağlamış.

15 Mayıs 2006 Pazartesi

Karınca Kararınca A'dan Z'ye Yardımlarım

A'dan Z'de her şeyi bulabileceğiniz bir site.Burada kişisel bakımdan çocuk bakımına, yemek ve pasta tariflerinden fıkra, hikaye ve çocuk masalına, gezilere, günümüz popüler olaylarına kadar her şeyi bulabilirsiniz.Kendi kişisel sitemi yapmaya karar verdiğim zaman yardım almadan, bunları nasıl yapacağımı bilemiyordum. Ama şunu gördüm ki eğer bir şeyi istiyorsak , başarmak için adayız.Canım kadar sevdiğim yurdumda maalesef gelişmemiz adına katedilmesi gereken çok yolumuz var.

Her şeyin eğitimde olduğunu düşünüyorum. Eğitim evde başlar, okulda devam eder ve kişi yaşadıkça da bunları uygular.Gözlemlerime dayanarak söylüyorum Türk toplumu cahil. Annelerimiz, babalarımız artık uyanın, mücevher değerindeki yavrularımıza daha çok zaman ayırın, onlar için yapabileceklerinizi öğrenin.Bütün hepimiz yaşantımızın çeşitli dönemlerinde başkalarını şu veya bu şekilde eleştirmişizdir. Bu eleştirilerimiz lütfen başkalarına yönelik kalmasın. Çuvaldızı kendimize batıralım. İki lafın biri herkes bir şeyleri devletten bekliyor. Lütfen artık sivil toplum örgütlerimizi çoğaltalım, devletimizin yükünü hafifletelim. Bir elin nesi var iki elin sesi var örneğine gözümüzü kapatmayalım, kulagımızı tıkamayalım. Düşenin dostu olalım.El birliği ile neler yapabileceğimizi görelim.

Hayatımızın her döneminde israftan kaçınalım. Elimizdekinden en fazla nasıl yararlanabilirim diye düşünelim.Ben alış veriş poşetlerini biriktiriyorum. Bunlardan çöp poşeti olarak kullanıyorum. Ama tabiiki tüketimim eve girenden daha az olduğu için bayağı evin içinde birikiyor. Bunları da kapıcımızla konuştum. Onun kullanması için zaman zaman poşet içinde ona veriyorum. İnanın şurup şişelerimi bile boşalınca cam kumbarasına atarım diye biriktiriyorum.Bir zamanlar televizyonda izlemiştim. Bir ev hanımı aklınıza gelebilecek her türlü kullanılamaz diye düşündüğümüz eşyaları yeniden kullanılabilir duruma getirmiş ve o kadar şık şeyler oluşturmuştu ki.. İmrendim ve maharetini kıskandım.O günden sonra elime bir şey alıp çöp kovasının başına gittiğim zaman aklıma televizyondaki hanım geliyor ve , ben bunu acaba başka bir şekilde değerlendirebilir miyim diye düşünüyorum.

Ben küçükken annemin bana verdiği harçlıkları bir coca cola kutusunda biriktiriyor ve okul ihtiyaçlarımın karşılanmasında aileme veriyordum.Buradan şuraya gelmek istiyorum ağaç yaş iken eğilir. Uzmanlar insan hayatında 0-6 yaşın çok önemli olduğunu belirtiyorlar. İnsan ilerideki kişiliğinin çok büyük bir bölümünü bu yaşlarda öğrenip ileriki yıllara taşıyormuş.Medyamızda 0-6 yaş eğtimini destekleyen görüntüleri yeni yeni görmeye başlıyoruz. Geçenlerde bir futbol takımı 0-6 yaş eğitimini destekleyen bir pankartla maç sahasına çıktı. 0-6 yaş eğitimini çocuklarımıza nasıl verebiliriz. Bunun için illa çocuk yuvaları şart mıdır? Benim görüşüme göre şarttır. Ebeveynler ne kadar bilinçli olurlarsa olsunlar çocukların bir disiplin içinde , uygulamalı olarak bu eğitimi almaları görüşündeyim. Bunun için de çocuk yuvaları şart. Ama semtine göre de bunun fiyatları değişmekte. Özellikle çocuk sayısının çok fazla olduğu ailelerin oturduğu semtlerde bu aileler çocuklarını ekonomik yetersizlik nedeni ile buralara gönderememektedir. Bunun için devletin kendi açacağı çocuk yuvalarının çok cüzzi bir miktarla bu yavrularımızı kabul etmesi gerekmektedir.

Bundan 3 ay kadar önce bir arkadaşımla bereber Hakkari Yüksekovadaki bir ilkokula kırtasiye ve giyim yardımında bulunduk. Çocuklardan ve okul müdüründen gelen mektuplar çok sevindirici oldu. Durumu iyi olan arkadaşlara sesleniyorum. Lütfen siz veya bir kaçınız birleşerek çevrenizdekiler için neler yapacağınızı gözden geçirin ve elinizdekileri, imkanlarınızı onlarla paylaşın.

Aşağıda Doğanlı İlköğretim Okulu Müdürünün mektubunu yayınlıyorum. Yardımlarımızın ihtiyaç sahipleri için ne büyük bir değer ifade ettiğini sayın müdür çok güzel ifade etmiş.

Sayın Emine Hanım,

DOĞANLI İlköğretim Okulu öğretmen ve öğrencileri adına öncelikle yapmış olduğunuz yardımlardan dolayı teşekkür eder , saygılarımı sunarım.

Okulumuza göndermiş olduğunuz yardımları eksiksiz olarak öğrencilerimize dağıttım.Yaşamış olduğumuz bölgenin koşulları itibariyle çocuklarımızın gözlerinde parıldayan sevinci sanırım tarif etmeme hiç gerek yok.

Sayın Emine Hanım; işte yaptığınız yardımın güzelliği burada ortaya çıkıyor. Önemli olan çocuğun almış olduğu yardımın yanında o anki mutluluğu...

Ben size birazda okulumuzu ve bulunduğu çevreyi tanıtmak istiyorum.Okulumuz 2003 EYLÜL ayında açılmıştır.3 sınıflı okulumuzda 1,2,3,4,5. sınıflar okumakta , 5 öğretmen çalışmaktadır.Köyümüzde ki 6,7,8.sınıflar ise taşımalı olarak yakın bir okula gitmektedir. Okulumuzun bulunduğu yörede genel geçim kaynağı yalnızca doğu illerimizde mevcut olan geçici köy koruculuğudur. Ve bu işin aylık değeri sadece 300-325YTL civarıdır, bu insanlar bu para ile ortalama 10-15 kişilik bir aileyi geçindirmek zorundalar. Ne ilginçtir ki her halde sadece bu yöreye mahsustur ki bir velinin 1’den 8’e kadar her sınıfta öğrencisi var.Bunları göz önünde bulundurursak yaptığınız katkının büyüklüğü ayan beyan ortadadır.
Sizlere bütün eğitim camiası adına, ülkemiz adına bir kez daha teşekkür eder, saygı ve sevgilerimi sunarım.

Orhan YADİGAROĞLU

Tüm Okul Öğretmen ve Öğrencileri Adına

Sizler gibi düşünen, yardımsever, eğitim gönüllüsü arkadaşlarınız var ise okulumuzun adını vermenizi rica eder , saygılarımı sunarım.

5 Mayıs 2006 Cuma

Anneler Günü İle İlgili Düşüncelerim

Özel günlere alışamadığım için mi yoksa bu özel günlerin her günümüz için olmasını düşündüğümden midir nedir özel günler bende bir muhalefet duygusu uyandırmakta.
Anneler Günü, Babalar günü, sevgililer günü .....böyle devam edip gitmekte bu gün furyası.
Annelerimize, babalarımıza sadece bir gün mü ayırmalıyız? Onlar bizim için her gün önemli ve özel olmalı değil midirler? Bize emek verip, yetiştiren, hayatta oldukları sürece de halen koruyup, kollamaya devam eden ebeveynlerimize senenin bir gününü niçin ayırdık? Demek bu konuda bir zaafiyet varmış, bu benim düşüncem, şimdi bilenler Amerikalı bir kızın annesi ile ilgili davranışlarından dolayı anneler gününün dünyada gittikçe yayılmaya başladığını ve kabul gördüğünü söyleyeceklerdir. Amerikalı kız tam benim düşündüğümü yapmış ve anacağı için her günü anneler günü gibi yaşamış.
İşte benim istediğim, gönlümden geçenler de bunlar...
Ben de anneyim. Allahıma şükürler olsun ki bu duyguyu çok geç de olsa bana tattırdı. 36 yaşında annelik duygusu ile tanıştım. Çocuğumun olmadığı yıllarda anneler gününde buruk bir üzüntü duymadığımı söylesem yalan söylemiş olurum. Bu günler çocuk sahibi olmayan kadınlarımız için bir üzünç günüdür. Onlara eksikliklerini hatırlatma, çaresizliklerini hatırlatmaktadır. Kadınlarda Allah vergisi olan ANNELİK DUYGUSU doğuştan gelir. Çocuk sahibi olunca ortaya çıkmaz.Sadece çocuğu olduğunda bunu alenen gösterir, hepsi bu.
Bu özel günlerde yaşlılar yurdunda kalan annelerimizi, babalarımızı hatırlayalım. Bu gibi yerlerde yakınları olanlar onları ziyaret etmeli, gönüllerini almalıdırlar.
Annelik bambaşka bir dünya. Anne demek; sevgi demek, özveri demek, güven demek, fedakarlık demek, ...
Her zaman gönlümüzün en güzel yerinde annelerimize en geniş yer ayrılmalı, evlenip gittikten sonra veya başka nedenlerden dolayı ayrılındığında onları ihmal etmemeli, hal ve hatırlarını her daim sormalıyız, öyle değilmi?

Bütün annelerin, anne adaylarının, çocuğu olmasa dahi tüm kadınlarımızın tüm günleri anneler günü güzelliğinde olması dileğiyle....

Evimizin Püf Noktaları

Çileklerinizin üzerine purda şekeri serpeceğiniz zaman pudra şekerini büyük delikli bir tuzluğa koyun


Yemeğin yağı fazla kaçınca tencerenin içine bir buz parçası atın.Yağ tabakaları buzun çevresinde toplanır.Biriken yağları kaşık yardımıyla toplanıp alınır.

Uzun süre bekleyen sebzeleri kullanmadan 1 saat kadar önce limonlu suda bekletirseniz taze görünmesini sağlarsınız.

Cam ve aynalarınızı gazete kağıdı ile silerseniz pırıl pırıl olduğunu görürsünüz.

Çeşitli hamur işlerinde kullandığınız peynirleri her defasında ufalamak istemiyorsanız, ilk defasında fazla ufalayarak küçük torbalara koyup buzlukta bekletin.İhtiyacınız olduğunda kullanacağınız kadarını alırsınız.

Yemek yaptığınızda tencerenin dibi tuttu ve ne kadar uğraşsanız da istediğiniz gibi temizlenmiyorsa işte size pratik bir öneri; tencerenizi çamaşır sodası ile kaynatın.

Buzdolabınızı temizlerken beyaz sabun kullanın, dışını ise cam silicisi ile temizleyin. Detarjan buzdolabınızda koku yapabilir.

Mumların ömrünün uzaması ve örtülerinize damlamaması için buzlukta saklayın.

Ekmeğin taze kalmasını istiyorsanız bir poşet içinde buzdolabının uygun bir rafında muhafaza edin.

Gümüşlerinizi sigara külü ile ovarsanız pırıl pırıl olduğunu göreceksiniz.

Gümüşleri yine temizlemek için de bir başka yol da haşlanmış kuru fasulye suyu veya karbonatlı sudur. Bir parça pamuğu bu suya batırıp gümüşü silerseniz üzerindeki tüm siyahlıkların arındığını görürsünüz.

Alış veriş yapmak için çevrenizdeki pazar ve marketlerin ucuzluk dönemlerini bekleyin.Alış verişlerinizi günlük değil haftalık yaparsanız önemli ölçüde tasarruf sağlamış olursunuz.

Kesik limonu daha sonra kullanabilmek istiyorsanız üzerine tuz dökün.Böylece kuruyup bozulmadan saklayabilirsiniz.Eğer bütün olarak saklamak istiyorsanız yine üzerine tuz dökün.Böylece yine bozulmadan bir kaç gün daha saklayabilir ve daha sonra ilk günkü tazeliğinde kullanabilirsiniz.

Alış verişe çıkarken paranızın tümünü değil sadece harcamayı düşündüğünüz kadarını yanınıza alın.Bu sizi aşırı israftan koruyacaktır.

Kullanacağınız temizlik malzemelerini, şeker, un, yağ gibi bazı temel gıdaları büyük paketlerde alın. Çünkü bu tip maddeler genelde büyük paketlerde daha ekonomik fiyatla satılır.

Biten sabunlardan daima küçük parçalar arta kalır. Bunları bir küçük çorap parçasının içinde biriktirip daha sonra kullanabilirsiniz.Veya yine biriktirerek birbirine ekleyerek kullanmanız mümkün olabilir.

Domates salçasının üstü çabuk küflenir ve bozulmasına yol açar. Bunu önlemek için her kullanıştan sonra üzerine biraz zeytinyağı koymayı ihmal etmeyin.

Plastik ve yağlı boyayla kaplı duvarlarınız kirlendiyse ve büyük bir masrafı önlemek istiyorsanız yıkayarak ta temizleyebilirsiniz.Bu işe duvarın üst kısmı yerine alt kısmından başlayın.Böylelikle akacak kirli suların siyah yol yapmasını önleyebilirsiniz.

Kalamar tava hazırlarken aynı tavada önce biber ve soğanları çok az zeytinyağı ile bir iki kez çevirin.Daha sonra malzemeyi kevgire alıp, kalamarları aynı yağda kızartın.Böylece kalamar tavanız daha lezzetli olacaktır.Kalamarları kızartırken de çevirmeye özen gösterin.Ve ateşin üzerinde uzun süre tutmayın.