Ve yine Selin hastalandı. Cumartesi günü banyo keyfi yapmıştı. O günün gecesi her üzerini kontrol ettiğimde kendisini açık buldum. Pijaması buz gibi olmuştu. Pazar gecesi korkulan oldu ve Selin ateşlendi. Sabahleyin babası öğlene kadar baktı. Öğleden sonra da ben izin alıp baktım. Yalnız ateşi 38C dı. Doktora götürdüm. Kulağının iyi olmadığını, öksürü için ise akciğer grafisi çekilirse daha iyi olcağını ama antibiotiğe devam etmemizi söyledi ve yazdı. 10 gün kadar önce antibiotik bitmişti, tekrar mı kullanacak? Canım sıkıldı. İlacını almadan eve geldim. Yarın daha büyük bir merkeze, uzman doktora götürmeye karar verdim. Ağrı kesici ateş düşürücülerle ateşi pek düşmedi, tekrar yükseldi. Sabaha kadar ateş içinde idi. Beraber yatıyoruz. Her hareketine uyanıyorum. Onu cayır cayır yanarken bulmak beni çok üzdü. Ayrı yatmak lazım ama ayrı yatamayan çocuklar için böyle bir şeye razı olmaktan başka tek çözüm onları korku içinde tek başlarına uyumalarını beklemek, buda ne kadar doğru olur?
Neyse sabah babamız bizi hastahanaye götürdü. Sürekli kulağı için gittiğimiz ve ameliyatını yapan doktorunu bulup çocuğu gösterdik. Sinüzit filmi istedi, çektirdik. Benim açımdan çocuğun durumu iyi, bir de çocukcuya götürün dedi. Bizim de niyetimiz zaten öyle olduğundan çocuk doktoruna da muayene yaptırdık. Soğuk algınlığı dedi üç kalem ilac yazdı.
Biz hastahanede öğlene kadar bu işleri bitirdik. Selin de aç olarak ordan oraya bizimle dolaştı. Bir ara kucağımda taşısam mı diye de düşündüm ama artık eskisi gibi değil ki büyüdü. 5 yaşını doldurduğu için boyu posu kilosu buna müsait değil. Arabada yanıma aldığımı haşlanmış yumurtanın sarısını yedi sadece. Karı koca gönül rahatlığı içinde eve geldik. Kulağı iyi çıktı, ciğerleri temiz çıktı, bu ateş de ateş düşürücülerle zamanla geçecektir diye teselli olduk. Eğer tekrar ayrıca uzman doktora götürmesek ve ileride bir başka hastalığa tutulmuş olsa idi, götürmedik te acaba ondan mı oldu diye kendimizi suçlayacaktık.Vicdanen rahatladık. Hiç bir ateş düşürücü kullanmadım. Takip ettim. Artık tamami ile ateşi düştü. Yine koltuk tepelerinde dolaşmaya başladı. Babasının üzerinde tepinmeye çıkınca iyileştiğine ve yarın kreşe gideceğine karar verdik.
Ama kazın ayağı hiç de öyle değilmiş. Gece yine ateşi çıktı yavrunun. Sabaha kadar döndü, üzerini açtı durdu. ben de nöbetçi hemşire olarak iki de bir elimi alnına koyup sıcaklık kontrolu yaptım. Artıyor mu, aynı mı? Çok fazla yükselmediğine ve sabit kaldığına karar verdim. sabah uyanınca ateşine bakarız dedim. Bütün gece durmadan su isteyip içti. Bu da vücudu için iyi tabii ki. Ateş ile kaybettiği suyu yerine koyuyor diye düşündüm.
Ve ben işe geldim., Babamız evde Selin"e bakacak. Kahvaltısından sonra ateşini ölçüp bildirdi. 37,5 C imiş. Ateş düşürücü verdi. Bence gerekli değildi ama ateşe bağlı vücudunda meydana gelen ağrıyı alır diye tamam dedim.
Bütün gün beni telefonla taciz etti durdu. İş yerime gelmek istiyor. Niçin başkanımdan izin alıp onu götürmemişim.Anne şu iş konusunu bir açalım da konuşalım demiyor mu? Büyük insan gibi.
1 yorum:
canım
Yorum Gönder