Bütün kadınlarımızın günü mü bu gün? Ezilmişliğimizin, acizliğimizin, dışlanmışlığımızın tescil edildiği bir gün bu gün. Niçin Dünya Erkekler Günü yok? Onlar ezilmiş, aciz, çaresiz bırakılmamışlar ki! Bence bu gün erkekler günü olmalı. Kadınları ezdikleri, aşağıladıkları bu gün vasıtası ile biz dünya kadınları tarafından onlara hatırlatılmalıydı.
Şimdi bir çok kişi benimle aynı görüşte olmayacaktır. Bir çoğu da aynı görüşü benimseyecektir. En eğitimli, kültürlü erkek dahi kadını küçümser, hatta bazen aşağılar ve darp da uygular. Ama hiç bir kadın erkeği aşağılamaz, ona insan olduğu için saygı duyar, hoşgörü gösterir. Evlenmeden önce babasına, erkek kardeşine, evlendikten sonra ise eşine, oğluna, hep insan oldukları içindir saygısı, sevgisi.
Çalışma hayatında kadınlar yerini almaya başlamıştır ancak yine de asıl yeri ev işleri, asıl sorumluluğu halen evdir . Karı-koca işten eve gelinir, erkek eline ya gazetesini alır veyahut da kendisini meşgul edecek bir kanal açarak televizyonun karşısına oturur. Hanım böyle yapabilir mi? O mutfağa girmeli, yemek pişirmeli, masayı hazırlamalı, küçük çocukları var ise çocukların sevgi ve ilgi arayışlarına cevap vermeli, onlarla da kaşla göz arasında ilgilinmelidir. Yemek sonrası mutfağı toplayacak, çay veya meyveyi hazırlayıp getirecek, eşi ve çocuklarının diğer isteklerine yetişmeye çalışacaktır. Belki de çoğu zaman hiç oturmadan yatağa girecektir.
Türk toplumunun aile yapısı içinde erkeğin her zaman ayrıcalıklı bir yeri olmuş ve halen de olagelmektedir. Günümüzde artık bilgi paylaşımı o kadar arttı ki insanlar pek çok şeye rahatlıkla ulaşır hale gelmiş olmalarına rağmen bu erkek egemen yaşayış acaba Türkiye"de niçin değişmemekte veya ağır bir değişim göstermektedir? Erkek eş annesinin ve diğer aile fertlerinin yanında eşine niçin daha kırıcı ve kaba davranmaktadır? Niçin bir bardak suyunu bile eşinden istemektedir? Eşinin " Kendin Alsana" cümlesine hemen eşini bir kenara çekip " Bana annemin yanında bir daha böyle söyleme "diye niçin tehditte bulunmaktadır? Annesine bir gösteriş mi yapmaktadır yoksa annesinin onu öyle görmek istediğini sandığı veya bildiği için mi o şekilde davranmaktadır?
Yukarıdaki bu görüşlere sizler de eminim ki daha pek çok örnekler verebilirsiniz. Anneler, ablalar olarak erkek çocuklarımızın, kardeşlerimizin yetiştirilişinde bizden önceki nesilin yapmış olduğu erkek egemen anlayışı ile davranmayalım. Onları diğer kız çocuklarımızdan farklı bir çocuk gözüyle görmeyelim ki ileride bu çocuklar birilerinin kocası, babası olduklarında şu anki yakınmalarımızı doğrulayacak davranışlar içinde bulmayalım.
Konuyla ilgili yorumlarınızı paylaşırsanız memnunluk duyarım.